•   0 212 570 80 20
      0 552 223 98 97  



    Programlarımızdan
    haberdar olmak için sosyal
    medyada bizi takip edin.

      


    ZİYARETÇİ DEFTERİ
    Rugem Logo

    Morita Terapisi

    Morita Terapisi, 20. yüzyılın ilk yarısında, Japonya Tokyo Jikei Üniversitesi Psikiyatri Bölüm Başkanı Dr. Shoma Morita (1874–1938) tarafından geliştirilmiş bir tedavi yöntemidir. Dr. Morita’nın aldığı bireysel Zen eğitimi, öğretilerini etkilemiş olmakla birlikte, Morita Tedavisi, bir Zen uygulaması değildir.

    Dr. Morita’nın, Japonya’da terapi prensiplerini oluşturduğu dönemde, Avrupa’da da Dr. Sigmund Freud, bilinçaltını tanımlamıştır.

    Dr. Morita, bu metodu başlangıçta, Japonca ‘Shinkeishitsu’ adı verilen anksiyete nevrozunun tedavisi amacıyla geliştirmiş, zamanla bu yöntem pek çok ruhsal yakınmada kullanılmaya başlanmıştır.

    Morita, duyguların değiştirilemez doğal süreçler olduğunu söyler. Onları değiştirmeye çalışmak, sadece daha fazla derinleşmelerine yol açar. Yapılması gereken, duyguları olduğu gibi kabul etmek (arugamama) ve yapılması zorunlu ne varsa, duygulara rağmen yapmaktır.

    Bu durum, duygularımızın da zamanla değişmesine yardımcı olur. Örneğin, utanmamıza rağmen topluluk önünde sunum yapmak, birkaç kereden sonra giderek bu duygumuzu aşmamızı sağlayacaktır. Üstelik sorumluluklarımızı aksatmadan.

    Dr. Morita, karakteri belirleyenin duygular değil, davranışlar olduğunu bildirir.
    Morita Terapisinde ilk adım, duygularımızın farkına varmak ve bu duygulara yol açan koşulların değiştirilebilir olup olmadığını anlamaktır. Değiştirilebilir koşulları değiştirip, değiştirilemeyecek olanları kabul etmek gerekir. Bu, ciddi bir odaklanmayla mümkündür.

    Yaşayan her insanın, yerine getirmesi gereken sorumlulukları vardır. Olumsuz duygularımıza odaklanarak bencilce geri çekilmek yerine sorumluluklarımızı üstlenmemiz gerekir.

    Morita Terapisi, her tür ruhsal sıkıntıya, depresyon, panik atak, bağımlılık gibi çeşitli etiketler yapıştırarak, önce bu duygusal durumları düzeltip sonra davranışların değişmesini bekleyen Batı psikolojisi yaklaşımından farklıdır.

    Batı yaklaşımı, insanların ‘‘hastalığı’’ sahiplenip arkasına sığınmasına, hayattan uzaklaşıp kendisine odaklanmasına yol açmaktadır.

    Morita Terapisi, kişiyi en hızlı biçimde kendi kısır dünyasından çıkıp, dünyada sorumluluk almaya çağırır.

    Ben, canımdan çok sevdiğim babamı kaybettiğimde, tekrarını asla yaşamamayı dilediğim dehşet verici bir acı denizine düştüm.

    Diğer yandan, çalışmam gereken bir işim, beni bekleyen hastalarım, bir anne ve eş olarak ailevi sorumluluklarım vardı.

    Eğer Morita Terapisini bilmeseydim, sanırım bu acı denizinde boğulurdum. Babamı toprağa verdikten bir gün sonra işime geri döndüm. Hasta aralarında ve bazen de nazımı çeken hastalarımın yanında ağladım. Ama çalışmaya ara vermedim. Evdeki sorumluluklarıma ara vermedim. Ocağım yemeksiz, çocuğum giysisiz kalmadı. Tüm acıma rağmen!

    Ve giderek bu acıdan, ruhsal olgunlaşmam için büyük dersler çıkardım.

    Ölümün değişmeyecek bir gerçek olduğunu kabul ederek, kaçınılmaz olarak acı çekerek ve acının arkasına saklanmak yerine sorumluluklarımı yerine getirerek…

    Eminim, babam da bunun böyle olmasını isterdi…

    Yararlı olduğu alanlar:

    · Endişe

    · Kaygı

    · Stres

    · Korku

    · Özgüvensizlik

    · Sosyal Fobi

    · Erteleme

    · İsteksizlik

    · Mutsuzluk

    · Amaçsızlık

    · Bireysel ve Ruhsal Gelişim

     

    Holistik Tıp Programlarımızdan Haberdar Olmak İçin Sosyal Medyada Bizi Takip Edin!
    Bu sitenin içeriği, izinsiz kopyalanamaz. Anasayfa  ·   Biyografi  ·   Hastalıklar  ·  Yazılar  ·  Randevu  ·  İletişim
    Web Tasarım Data1

    Bu sitenin içeriği, izinsiz kopyalanamaz. 
     
    Anasayfa
     
    Biyografi
     
    Hastalıklar
     
    Yazılar
     
    Randevu
     
    İletişim

    Web Tasarım Data1